Yeni Şebinkarahisar Gazetesi
HV
02 ŞUBAT Perşembe 18:23

ŞEBİNKARAHİSAR’A İKİNCİ BÜYÜK DARBE: YOL MESELESİ!

Av. İSMAİL ŞENOL
Av. İSMAİL ŞENOL
Giriş Tarihi : 23-12-2022 13:29

Mevcut iktidarın ilk yıllarında, Suşehrililer Ankara’da bir gece tertiplemiş, davet üzerine, Ankara Şebinkarahisar Vakfı'ndan iki temsilciyle bu geceye iştirak etmiştik. Gecede, Sivas Milletvekili Abdüllatif Şener (ekonomiden sorumlu devlet bakanı-başbakan yardımcısı) ile Erzincan Milletvekili Binali Yıldırım (Ulaştırma Bakanı) da vardı. Gece boyu işlenen konuya baktığımda; “sanki vilayetlik sözü alınacakmış da bizim de duymamız istenilmiş” gibi bir izlenim edindim.

Öyle bir söz alınamadı. Baktılar ki bu olmuyor, hemen ardından “Sivas’a bölünmüş yol istiyoruz” dediler. Bu o zaman bana çok anlamsız gelmişti. Suşehri’nin doğu-batı yönünde beynelmilel bir bölünmüş yolu zaten var. Gemin Deresine de yeni yol vurulmuş. Bu da “neyin nesi” dedim.

Sonra, ilerleyen süreçte iktidar bu konuda büyük bir atılım gerçekleştirdi. İller arası anayolların neredeyse tamamı bölünmüş yol oldu. Aynı kapsamda, Karadeniz’e iç bölgelere bağlayan sekiz ana güzergah belirlendi. Sivas ile Giresun arasındaki D 865 karayolunun Sivas topraklarındaki kısmı bölünmüş yol yapılırken, Giresun topraklarındaki kısım ise “12 mt platformlu yol” şeklinde kaldı. Hiç hesapta ve akılda yokken aynı yolun devamı Mesudiye üzerinden Ordu’ya bağlandı.

Zara’dan Suşehri’ne, Malatya’dan Refahiye’ye bağlanmış ve bu yolların yönünü Giresun topraklarına dayanmışken, Giresun’u İç Anadolu’ya bağlayan bir bölünmüş yolun olmamasında bir gariplik vardı. Ordu ile Sivaslıların birlikte ve gayretli bir şekilde çalışmaları da dikkat çekiciydi.

Aynı dönemde Ankara Vakfımızca Karayolları Genel Müdürlüğü’ne müracaat edildi. Durumun önemi ve birlikte hareket etme isteği, Giresun’un gurbetteki bütün hemşehri dernek ve vakıflarına, Giresun’un meslek kuruluşlarına, valiliğe, ilgili kaymakamlık ve belediyelere bildirildi. Ordu ve Sivaslıların bu yöndeki çalışmaları hatırlatıldı. Ama maalesef hiçbir geri dönüş olmadı. Bazı meslek örgütlerinin(Ticaret ve Sanayi Odası gibi) cılız beyanları dışında bir hareketlenme de görülmedi.

Köprülerin altından çok sular aktı. Zamanında emek veren komşu iller, bu emeklerinin semeresini almaya başladılar. Sosyal medyada, Ordu-Mesudiye yolunu sol tarafa, bizim yolun iki ayrı görüntüsünü de sağ tarafa yerleştiren, “soldaki yolsa, sağdakiler ne oluyor?” başlıklı paylaşımlar oldu. Gerçekten içler acısı bir durum... Soldakine bakanda, sağdakine “keçi yolu” diyesin geliyor. Ülkenin herhangi bir yerinden; rahat, huzurlu ve güvenli bir şekilde seyahatten sonra bizim yola girdiğinde, “acaba başka bir gezegene mi geldim” hissine kapılıyorsun.

Onun için diyorum ki; Şebinkarahisar, vilayetliğin kaybından sonra ikinci büyük darbeyi yol konusunda yemiştir. Bu yol darbesi Giresun için de geçerlidir. Bu böyle devam ederse “çok çekeceğimiz var” demektir!...

Ne Yapılmalıdır?

Ordu ve Sivaslılar bahse konu yolun, Hafik-Doğanşar üzerinden Koyulhisar’a bağlanmasını çok istediler. Bu güzergahla Karadeniz’e ulaşım daha kolay olacaktı. Ama bunu başaramadılar. Ağırlık birincide olmak üzere; Zara ve Suşehri engeline takıldılar.

Güney sınırımızdaki kuzeye dönük iki bölünmüş yol ile mevcut Eğribel Tüneli bizim için değerli!... Önemli olan E-80 karayoluna en kısa mesafede ulaşacak şekilde “bölünmüş bir yol” sahibi olalım. İşte o zaman, Ordu lehine olan şimdiki durum tekrar Giresun’u avantajlı hale getirecek ve hak yerini bulacaktır.

Yeter ki; başta siyasilerimiz olmak üzere STK'larımız, merkezi ve yerel idarelerimiz, meslek odalarımız ile birlikte tüm Giresun olarak, bunun bilincinde olalım. Giresun üzerindeki “ölü toprağını” atalım. Bunu temel hedef haline getirelim ve ne olur  “mış gibi” davranmayalım. 16.12.2022

Av. İsmail Şenol

YORUMLAR
DİĞER YAZILARI