Hayat Kısa ve Kuşlar Uçuyor...

Tebessüm ederek , hatır sorarak , çevremizdeki her canlıya saygı ve sevgi duyarak yaşamanın zararı var mı?

Dedik ya hayat kısa ve kuşlar uçuyor, acıları uzatmanın bir anlamı var mı?

Seni bunaltan his ve düşüncelerin yada ses tonlarının en yakınında olmasının sana bir yararı var mı?

En küçük olumsuzlukta seni gözden çıkaranların hayatımızda kalmasının anlamı var mı?

Izdırapları uzatmanın anlamı var mı?

Kısacık ömrümüzde bence çevremizde bizi, dostluğumuzu hak eden insanlar olmalı. Negatif düşünceli insanlardan kendimizi uzak tutmanın ömrümüzü uzatacağı bilimsel bir gerçek. Bak ömürden bir gün daha gitmek üzere...

Yap işte seni mutlu eden ne varsa. Bekleme bir gün daha...

Yolculuk mu etmek istiyorsun? En yakın tarihli otobüs biletini al ve hayaller kurarak yol al mutluluğa, sevdiklerine. Aklına ilk düşen cemreyi gerçekleştir. Bak hayat kısa...

Toprakla mı uğraşmak istiyorsun ? Hadi hiç bekleme, Bir saksıda çiçeğe can ver küçük balkonunda. Betonlar arasına sıkışmış yedi tepeli şehirde evin arka bahçesine maydanoz ekmekle başla. Ya da memleketinde bahçene dik bir kaç yemiş ağacı. Çocuklar oyun parkına çevirsin gölgesini...

Fotoğraf çekmeyi mi seviyorsun? Bir sabah erken kalk ve güneşe dokunabileceğin bir tepeye çık. Termosunu da al yanına. Bir bardak çay ve simit sonrası bir uyanışı fotoğrafla. Bak o fotoğraflarda mutluluğu göreceksin. Hayat kısa...

Ata mı binmek istiyorsun ? Bak yarın geç olacaktır. Hemen bin üzerine, korkma düşerim diye. Defalarca düşmedik mi ? Kimilerinin gözlerinden, kimilerinin yüreğinden. Bir yılkı atının omuzlarında koş işte mutluluğuna. Hayat Kısa...

Seviyor musun müziği? Hadi ne bekliyorsun. Baba yadigarı sazı duvardan indirmenin zamanı gelmedi mi? Bizden geçti deme. Yetmişinde de olsan vur mızrabı sazın teline. Bir gurbet türküsü çal tüm yaşanmışlıklara. Kim nederse desin. Hayat kısa...

Horon mu seviyorsun ? Yirmili yaşlarda köy düğünlerinde heyecanla izliyordun değil mi? Davulla zurnanın eşsiz ritmine kapılan gençlerin gösterisini. Yaşım geçti deme sakın. Hadi al mendili eline, gir torununun koluna. Yöresel bir oyunu oynamak sana mutluluktan başka bir şey getirmez. Çekinme çünkü hayat kısa...

İlkokulda resim merakın mı vardı? E hadi neyi bekliyorsun? Al fırçayı eline. Çocukluğunda seni en çok mutlu eden anılarını boyamaktan başla mesela. Ya da uzaklardan görünen köyün ışıklarını. Ne bileyim gökyüzünü renklendir işte. Hayat kısa...

Kendin için bir iyilik yap. Tam da bugün. Bak bahar gelmek üzere . Sadece mevsim olarak yaşamak yerine ,baharı ruhumuzda hissetmeye ne dersiniz?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Tonbul - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Şebinkarahisar Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Şebinkarahisar Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Şebinkarahisar Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Şebinkarahisar Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Şebinkarahisar Belediye Başkanı öncelikli hizmeti ne olmalı?