İnceden İnceye. Bir Karanlık Geceye

İNCEDEN İNCEYE. BİR KARANLIK GECEYE

Her darlığın ardında bir ferah.Her kalkınmanın ardında bir refah.

Gözlerini açtığında hayata her sabah. Kaybolur gider rengi olan simsiyah.

Geçmişte kalsın istenir söylenen eyvah.Kimse kimseden almasın ah..

Cesaret gelir yenilir silah. Esaret gider. Sorar bu ne bah?

Barışı yayar seyyah. Kimselere etmez eyvallah.

Hak bildiği yolda yalnız giden seyfullah.

Her işin ardında. Baş, başın yanında.

Ne yazında, ne kışında. Tam zamanında.

Kim ki aklı başında. Arama kabahat yaşında?

Ok yerinde, yay ucunda. Başarı hedefin tam ortasında.

Orta yerde, yayı çekende. Oku atanda. Hedef ne yanda?

Geleceğin geleceği her kimde? Çalışıp didinmek en önde.

Hakkaniyet vicdanlarda.İster sondan. İster baştan.

Tutarsan tut, her neresinden. Koparma bir tarafından.

Kusur arar. Değdirir nazar. Huysuza edermi, söylesen azar?

Azar, azar, boncuk gibi dizer. Bilemezsin sırtını kimlere dayar?

Dayadığı yerden medet umar. Her yerde bunlar. Sıra, sıralar.

Ne söz dinlerler. Nede anlarlar. Dedikleri gibi.Bildiklerini okurlar.

Sordukça sordular.Kafaları karıştırıp yordular. Kim gördü? Nerede durdular?

Kendilerine göre yazdılar. Çizdiler. Kendilerine göre okudular.Okuttular.

Kim bilir nerelerde, kimlere , neleri, neleri, dokudular? Anlamazlar.

Hoca Nasrettin'e de sordular?

İnce Eleyip Sık Dokumayı Sevmem

Nasrettin Hoca, günün birinde bahçesinin ortasında bir çukur kazmaya başlar.

Komşularından biri;“Hocam, hayırdır, ne yapıyorsun?” deyince Hoca;

“Yahu komşu, sokağın ortasındaki toprağı buraya gömeceğim, biliyorsun gelen geçen şikâyet ediyor.” der. Komşusu bu defa;

“Pekiyi komşu, buradan çıkan toprağı ne yapacaksın?” deyince Hoca cevabı yapıştırır:

“Komşu, komşu, ben öyle ince eleyip sık dokumayı sevmem.” der.

Attık başımızdan atığımızı. Hesaba katmadık batığımızı.

Her nereye sürdürdüysek kayığımızı. Oraya çektik küreğimizi.

Aradık durgun sularda balığımızı.Suya düşürdük oltamızı.Kaybettik sağlımızı.

Hekim oldu kimi, sıvazladı sırtımızı. Orta yerde de bıraktı olan aklımızı.

Ne söyledi içimizdeki sızı? Kıyıda kaldı rüzgar savurdu salımızı.

Bulamadık hiç merhem olanımızı. Dışımızda duran kıs, kıs, gülen bazı, bazı.

Akıl, fikir, gösterdi yolumuzu. Hatırladık sağımızı, solumuzu.

Nelerle doldurduk omzumuzu? Anladık hayırlımızı, hayırsızımızı.

Ne zaman ki beden zayıf düşmez. İşte o zaman yük ağır gelmez.

Güçlü isen söz söylenmez. Gücünden güç doğar. Üzerine söz biçilmez.

Var olan konuşur varlıktan. Kim bahseder hiç yoksula darlıktan?

Tut birde sen ucundan. Gün gelir bu gün benden. Yarın senden.

Dünya hanından konup, göçenler. Yaşayanlar ne anlatacaklar?

Umutları yeşermek için çalışacaklar. Hakkı adaleti yeryüzünde yayacaklar.

Yazdıkça yazacaklar. Elbet çoğalacaklar. Yazacaklar. Çizecekler. Var olacaklar.

17 Aralık 2023 Şebinkarahisar / Ankara

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Güven Gürbüz - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Şebinkarahisar Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Şebinkarahisar Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Şebinkarahisar Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Şebinkarahisar Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İkinci Turda Oyunuzu Kime Vereceksiniz?
Tüm anketler