En Kutsal Mesleğe Dair

O güzel insanlar eylül aylarında girdi hayatlarımıza. Yazdan kalma günlerin yerini sonbahar almak üzereyken.

Kadıoğlu Bahçeler ilkokulu öğrencilerinin minik yürekleriyle andımızı okuyuşu kulaklarımdan hiç gitmedi...

Aslında okula başlamadan o güçlü sesin Kadıoğlu'nu, Kırkgöz'ü, Biroğul'u ve Norşun'u inletişi okul heyecanımı hep katlayarak artırdı ve diri tuttu.

Sabah okul vardı. Heyecandan uyuyamamıştım. Abimden kalan siyah önlüğü ve beyaz yakalığı annemin taktığını hatırlıyorum. Ayağımda burun kısmı top oynamaktan açılmış ve bali ile yapıştırılmış bir spor ayakkabı. Saçlarım 3 numara  kısa tıraşlı. Rahmetli babam traş ederdi bizleri. Elektrikli tıraş makineleri yok o zamanlar. El gücü ile çalışan klasik mekanik tıraş makinesi ile sadece bizleri değil mahallemizde okula giden tüm çocukları tıraş ederdi. Öyle afilli bir  tıraş değil. Herkes 3 numara ve ücretsiz.

O zaman paradan daha önemli hisler vardı. Ruhlar da...

Okul servisi falan da yok! Abimin, ablamın elinden tuttuğum gibi okul yolunda buldum kendimi. Yalnız eğlenceliydi yalan yok. 10-15 çocuk aynı yoldan güle oynaya 20 dakika yol yürürdük okula varmak için. Bakkal Hulusi amcanın evinin yanındaki yokuşta hepimiz mızmızlanmaya başlar, yorulduğumuzu söylerdik birbirimize.

Ben daha okula başlamadan ezberlemiştim andımızı. Annem sabah evi havalandırmak için pencereleri açtığında;

Türküm,

Doğruyum,

Çalışkanım...  sözleriyle yataktan fırlardım.

Okulun ilk gününde yine sesimiz kısılıncaya kadar andımızı yüksek sesle okuduğumuzu hatırlıyorum.Okul zili çalmıştı.Heyecan ve utanma hissi ortası bir duygu ile sınıfta yerimizi almıştık.

Sınıf öğretmenim Ali İNANDIM idi. Ablamın da öğretmeni olduğu için diğer çocuklara göre daha rahat hissediyordum kendimi.Tebeşirli kara tahtanın sağ tarafında iplere dizilmiş okuma fişleri asılıydı. Sınıfın sol tarafı komple camdı ve pencereler okul bahçesine açılıyordu. Sınıfın arka tarafında tahtadan yapılmış  kumda yazı yazma alanı mevcuttu.Yerler ziftli tahta kaplıydı. Her sınıfta soba mevcuttu.

Birinci sınıfımızın karşısında müdür odası ve öğretmenler odası vardı. Sınıf öğretmenimiz ayrıca okulun müdürüydü.

Sırasıyla kalem tutmayı, harfleri yazmayı, sayı saymayı  ve okumayı öğrendik.

Sadece ders değildi bizlere verilen. Temizlik kontrolü yapılırdı. Her sabah ayakkabılar okul çeşmesinde temizlenir sınıflara öyle girilirdi. Ve yine her pazartesi sınıflarda tırnak ve el temizliği, yakalık ve mendil kontrolü, erkek öğrencilerin saç tıraşları,kız örgencilerin saçlarının örgülü yahut toka ile düzgün şekilde toplanmış olmasının kontrolü yapılarak temizliğin önemi anlatılırdı.

Hiç birimiz ilkokul öğretmenimizin adını unutmadık değil mi?

Minik parmaklara kalem tutmayı , okuma- yazmayı öğreten, ilk şiiri ezberleten, ilk karnemizi veren ve her kahrımızı çeken vefakar insanları nasıl unutabiliriz ki???

Onların yeri hep özel olarak kalacak yüreklerimizde.

İlkokul bitti ve hepimiz yaşlı gözlerle ayrıldık öğretmenlerimizden.

Sonrasında orta okul ve lise. Arkasından üniversite. Sabırla işlemeye devam ettiler bizleri. Yılmadan, bıkmadan, usanmadan.

Onların emeklerini ödemek nasıl mümkün olabilir ki?

Bu kutsal mesleği ifa eden öğretmenlerimize sevgi ve saygımız sonsuz. 24 Kasım öğretmenler gününüz kutlu olsun.

Sizlere minnettarız.

Yazıma içime sinmeyen ve anlam veremediğim bir duruma değinerek son vereceğim.

Sevgili siyasiler ;

Yormayın öğretmenlerimizi...

Uzman öğretmenlik, Başöğretmenlik için sınav yapmak nedir???

Allah aşkına bırakın öğretmenlerimizin yakasını. Yıla göre uzman ve başöğretmenlik  vermek zor mu ?

Dayılarının torpili ile bir yerlere gelmiş daire başkanları, müfettişler, bürokratlar gelin bu yanlıştan dönün. Çocuklarımız için özveriyle çaba sarf eden öğretmenlerimizi kişisel egolarınız yüzünden yıpratmayın...

Tekrardan tüm öğretmenlerimizin öğretmenler günü kutlu olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mahmut Tonbul - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Şebinkarahisar Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Şebinkarahisar Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Şebinkarahisar Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Şebinkarahisar Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İkinci Turda Oyunuzu Kime Vereceksiniz?
Tüm anketler