Neyse Anlayışı, Değişir Bakış Açısı

Bulamayız karşılığını karşılıksızın. Çıkarsa karşımıza ansızın. Olur mu yaşam sormaksızın?

Sevmektir aslolan insanı. İnsanın makbuldür has olanı. Hepsinden öncede adam olanı.

Görmedim der çoğu nerede? Kaybolup gitmesin bir arada, iki derede? Sabret çıkar bir yerde.

Seçmeyiz, seçtirmeyiz. Selam verip geçeriz. Bilirsek ki tanıdık, hasbihalde ederiz.

Velakin çok iyi niyetliyiz. Her sorulan soruya da üslubuyla yanıt vermesini de bilmeliyiz.

Öyle bir meraktır. Ardında, arkasında ne saklıdır? Bilemeyiz niyeti nereden bellidir.

Ararız içerisisin de mantık. Bazen yabancı gelmez tanıdık. İçerisinde hilelik, hurdalık.

Sukunettir içerimizde oturur. Yavaş, yavaş, irkilir, doğrulur. İyi düşünür karar verilir.

İyiye, doğruya. Kimi benzetir kuyuya. Ne gerek var içine dalmaya. Gökyüzüne de olur açılmaya.

Evir bu yana. Çevir bu yana. Başın dönerse hangi yana. Sorduğuna dayana. Duyduğunu beğene.

Hoca Nasrettin duyarsa. Bir fıkra daha kulağımıza kaçarsa. Bir de o anlatsa.

Kurusun Diye Güneşin Altına Dikmişler

Nasreddin Hoca bir gün camiden çıkıp evine doğru giderken tanımadığı bir adamla karşılaşır.

Hoca ile selamlaştıktan sonra adam minareyi göstererek;

“Hoca Efendi, buna ne derler?” diye sorar.

Hoca, tereddüt etmeden;

“Kuyu!” cevabını verir.

Adam, Hoca’yı sıkıştırmak için;

“Hocam, anladım da kuyu nasıl böyle ters yüz olmuş?” deyince Hoca;

“Efendi, kuyuyu ters yüz ettikten sonra kurusun diye güneşin altına dikmişler.” deyiverir.

Döner dünya her gün. Bizde döner miyiz demeyiz bugün. İnandığın olur gördüğün.

Biz yaşamın içinde. Yaşam ne yapsın dışında. Giden ömür bizde. Yaşam hep yerinde.

Sora, sora, neresi bulunurmuş? Verenin verdiği yanıta göre olurmuş. Gerçek bumuymuş?

İster inan, ister inanma. Her verilen yanıta da çok güvenme. Her şeyin başı iyi öğrenme.

Bilgi bizim hazinemiz. Onunla olgunlaşır yaşantımız. Daha çok olur o zaman doğru yanıtımız.

İyi tanıyalım ok ile yayı. Görürsün o zaman hedef noktayı. Gez ile göz, bulur silme tepeyi.

Hedefte varsa ince nokta. O'da sendeki odakta. He mi havada, he mi karada. İnsanoğlu her tarafta.

Çoğaldı nüfus. Dünya içi kapalı fanus. Aldığımız, verdiğimiz nefes. Her şeye kanan bir nefis.

Tutamayız hiç birini. Peş peşe takarız eklerini. Sağ, sol, beklerini. Yemeyelim sonra gollerini.

Sahadayız, sahradayız, saraydayız, bağdayız, bahçedeyiz. Çok şeyler daha yazacağız.

15 Ekim 2023 - Şebinkarahisar / Ankara

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Güven Gürbüz - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Yeni Şebinkarahisar Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Yeni Şebinkarahisar Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Yeni Şebinkarahisar Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Yeni Şebinkarahisar Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Şebinkarahisar Belediye Başkanı öncelikli hizmeti ne olmalı?