Av. Polat SABUNCU


YÖREMİZE YENİ BİR EKMEK KAPISI: KENEVİR

İSTANBUL MEKTUBU - POLAT SABUNCU


                             Geçen yaz 21 Temmuz 2019 tarihinde Aydınlık gazetesinde okuduğum bir yazı dikkatimi çekmişti. Şam Üniversitesi öğretim üyesi Hataylı Prof. Dr. Mehmet Yuva tarafından kaleme alınan yazıda, 2016 yılından bu yana Türkiye’de kenevir üretimine 19 ilde denetimli olarak izin verildiği belirtilerek bu iller arasında bulunmayan Hatay’ın da üretim yapılan iller arasına alınması isteniyordu. Bu yazıda, uyuşturucu bahane edilerek dünyanın birçok ülkesinde yasaklanan kenevirin, endüstride kullanıldığı alanlar belirtiliyor, devlet denetiminde üretime izin verilen 19 il arasına Hatay’ın da alınmasının bu ilimizin ekonomik kalkınmasına önemli katkı sağlayacağı dile getiriliyordu. Amasya, Antalya, Burdur, Bartın, Çorum, İzmir, Karabük, Kastamonu, Kayseri, Kütahya, Malatya, Ordu, Rize, Samsun, Sinop, Tokat, Uşak, Yozgat ve Zonguldak illerinde, 2016 yılında yayınlanıp yürürlüğe giren Kenevir Yetiştiriciliği ve Kontrolü Hakkında Yönetmelik uyarınca endüstriyel kenevir üretimi yapılabildiğini böylece öğrenmiş oldum. Bu bilgiyi edinince çocukluğumda Şebinkarahisar’da da kenevir üretimi yapıldığını bildiğimden o gün Facebook sayfamda şöyle bir paylaşımda bulunmuştum: “Legal kenevir üretimine izin verilen 19 il arasına Giresun da girerse Şebinkarahisar önemli bir gelir kaynağına kavuşmuş olmaz mı?” 23 beğeni, 28 yorum, 7  paylaşım alan bu iletiyle, yöremiz kamuoyunda konuya ilgi çekmek istemiştim. Şimdilerde sivil toplum denilen demokratik kitle örgütlerimizden hiçbiri ne yazık ki konuya el atma gereğini bu güne kadar duymadı.

 

                              Geçtiğimiz günlerde 4 Mart Çarşamba akşamı Ulusal Kanal’da 15 gün arayla ekrana çıkan ve konuşmalarını ilgi ile izlediğim değerli Prof. Dr. Emin Gürses hocamız kenevir konusunun günümüzdeki önemini uzun boylu açıklamalarla dile getirince konuyu inceleyip gazetemiz aracılığıyla kamuoyumuzun tartışmasına açmakta yarar olduğunu düşündüm.

 

                              Bu yazı için yaptığım yüzeysel araştırmada edindiğim bilgileri burada size aktarmak istiyorum: Kenevir sayısız yararları olan bir bitki; petrol ve petrokimya ürünlerine (doğa düşmanı plastik ürünler) alternatif olması ile dikkat çekiyor. Kenevir, günümüzde yaklaşık 3000 çeşit kullanım alanı olan çok önem ve değeri olan bir tarımsal ürün konumunda; tekstil, sağlık, gıda, kâğıt, mobilya, otomotiv, uçak, vb. sanayi kollarında kullanım alanı olan bir ürün… Çevre ve insan dostu olan kenevirin, üretim maliyeti düşük, üretimi kolay…Örneğin, 1 dönüm kenevirden 4 dönüm ağaçtan elde edilen miktarda kâğıt üretilebiliyor (kenevirin orman koruyucu çok önemli bir özelliği); kenevir bir x-ray aracının sıfır radyasyonla kullanılmasını sağlıyor; kenevirden 2000 derece ısıya dayanıklı yapı elemanları üretilebiliyor; kenevir yağı olağanüstü yararlı bir ilaç… Kurşun geçirmez yelek, akü kapları, uçak kaportası, gemi gövdesi, kumaş, iplik, kiremit, bina kaplaması, tıbbi ilaçlar, mobilya, otomotiv ve daha nice alanlarda kullanılan kenevirin dünyadaki yıllık piyasa değerinin 5 milyar dolardan yakın gelecekte 11 milyar dolara yükseleceği hesaplanmaktadır. Emperyal amaçlarla ve Rockefeller grubunun girişimiyle 1915 yılından itibaren 100 yıl süreyle dünyada birçok ülkede yasaklanan kenevir bu gün ABD, Kanada, Çin, Hindistan, Japonya, Brezilya, Almanya, Fransa ve İgiltere’de üretilmektedir. Türkiye’de üretimin yasaklanmış olması nedeniyle ülkemiz her yıl önemli oranda döviz harcayarak kenevir ithal etmekte,  döviz kurundaki yükselişlerle ithalatın maliyeti her geçen yıl yükselmekte iken üretim yasağının 2015 yılında bitmesinden sonra Cumhurbaşkanımızın talimatıyla 2016 yılından bu yana ülkemizde de denetimli kenevir üretimi başlatılmıştır.

 

                                Kenevir üretim yöntemleri üzerinde çalışan ve uyuşturucuda kullanılması mümkün olmayan türde kenevir türü üzerinde çalışan ve bu konudaki projesi TÜBİTAK’tan destek alan 19 Mayıs Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Selim Aytaç “bugün dünyada üç bin farklı üründe kenevir kullanılıyor. Uyuşturucu olamayacak şekilde kenevir üretirsek, Türkiye’nin önü açılır” görüşündedir. Sözün kısası kenevir, günümüz dünyasında kullanım alanlarının genişliği nedeniyle çok değerli bir tarımsal ürün durumuna gelmiştir ve ülkemiz de, Karadeniz bölgemiz de kenevir tarımına çok elverişli konumdadır.

 

                                 Geçen yüzyılın son yirmibeş yılında Şebinkarahisar’da üretimine izin verilen tütün, uluslar arası tütün tekellerinin oyunlarıyla kentimiz gündeminden çıkarılıncaya kadar yöremiz çiftçisinin en önemli gelir kaynağı idi. Bilindiği gibi AKP iktidarının ilk yıllarında, dünyaca ünlü Türk Tütünü’nün yabancı tekellere peşkeş çekilme süreci yöremizde tütün üretimini bitirmiş, beldemizdeki tek istihdam sağlayan Tekel Tütün İşletmesi’nin kapatılması da işin tuzu biberi olmuştu. Çiftçilerimizin en önemli gelir kaynağı yok edilirken tütün yerine geçecek başka bir endüstriyel ürün arayışından da bir sonuç alınamamıştı.

 

                                  Şebinkarahisar yöremizin gelir kaynaklarının kıtlığı nedeniyle nüfusun göçe zorlandığı hepimizin gördüğü bir gerçektir. Kenevir üretiminin yöremiz için çok önemli bir gelir kaynağı oluşturabileceğini düşünüyorum. Bunu sağlamak için hükümetin denetimli kenevir üretimine izin verilen 19 il arasına Giresun’un da alınmasına karar vermesi gerekli ve yeterlidir; bunun için maddi bir kaynağa da ihtiyaç olmadığı açıktır. İl ve ilçemizdeki ve gurbetteki tüm demokratik kitle örgütlerimizi, iktidarıyla muhalefetiyle tüm siyasilerimizi, el ve gönül birliğiyle bütünleşerek kenevir üretimi konusunda Ankara’ya ağırlıklarını koymaya çağırıyorum.



Turan Sır
26.04.2020 06:59:00
Denetimli kenevir üretimi, Şebinkarahisar için katma değerli bir endüstriyel üretim olarak çok faydalı olur. Yeni istihdam alanları açar. İşsizlik nedeniyle göç azalır.

Ayse Ersan
2.05.2020 11:08:07
Polat, şimdi ANILARIM altında diğer başlıkları gördüm. Hepsi ilginç, hele 6 yaşında tutuklanman! Lütfen ANILAR dağıtımına beni de kat...