MAHMUT TONBUL


YOKUŞA YOLCULUK

MEMLEKET GİBİ - MAHMUT TONBUL


Yokuş yukarı yolculuk et!!!

Hep yokuş yukarı yolculuk et!!!

Düz yolda yürümek beni mutlu etmiyor. Kabul etmiyorum bu sıradanlığı. Ellerim cebimde emek sarf etmeden yüzeysel yolcuğu sevmiyorum.

Küpçüler yokuşu gibi olacak yokuş dediğin. Nefesi yeten tırmanacak. İlerden sola dönünce kalenin dibine kadar yetecek nefesin. Tavşan gibi zıplamadan, kaplumbağa gibi istikrarlı yürüyeceksin. Vücudun anlayacak bir mücadelede olduğunu. Koy vermeyecek kendini.

Hayatta böyle değil mi zaten? Yorulmadan, zorlanmadan kaydedilen bir aşama çoğu zaman mümkün değil. Başarı hikayelerindeki piramidin bizim İstiklâl yokuşundan hiçbir farkı yok. Zorlukla geçen günlerin sonu hep başarıyla sonuçlanmıştır.

Bırakalım artık ayağımızı sürüyerek,İstiklâl çeşmesinin yanında ellerimizi arkamıza bağlayarak avare avare dolaşmayı. Bir yerden başlayalım çalışmaya. Mücadele etmeye. Kaymakamlığı, belediyeyi, vakıfları, dernekleri, sivil toplum örgütlerini, odaları sıkıştıralım, harekete geçirelim biraz. Tarım, yöresel zenginlikler, tarihi binalarımız, turizm konularında projeler üreterek hayata geçirilmesi için biraz uykularını kaçıralım.Yöneticilerimizin kapılarını biraz daha yüksek tonla çalalım.

Kaymakamlığımız "Bir Fikrim Var' isimli bir proje başlatmış. Bırakalım kahvehane dedikodularını. Taşın altına elimizi hep birlikteki sokalım ki parmaklarımız o kara taşın altında kalmasın. Özellikle muhtarlar lafım sizlere. On beş mahalle muhtarımız var. Her bir muhtarın, kendi mahallesi için bir fikir, bir proje üretmesinin zamanı gelmedi mi? Hepsi benim arkadaşım, dostum, abim. Sakın bana kırılmayın. Vakit durma vakti değil. Bak Avutmuş mahallesi muhtarı Hakan GÜRSOY dilekçesini yazmış. Kaymakamlık kapılarını aşındırmaya başlamış. Ben ta Çanakkale'den duydum. Yoksa siz duymadınız mı?

Konfüçyüs der ki; "Eğer son birkaç yılda önemli bir fikrinizi değiştirip yenisini edinemediyseniz, hemen nabzınızı kontrol edin, ölmüş olabilirsiniz..."

Bir şeyi istemek, akıl etmek, o şeyi yapmanın ilk adımıdır. Ses verin dostlar, hemşehriler....

Nabzınız attığına göre yaşıyorsunuz. Hep beraber Küpçüler'den yukarı kalenin zirvesine kadar yokuş yukarı yolculuk etmeye var mısınız