Av. İSMAİL ŞENOL


TAMZARA TÜRKÜLERİ


Şebinkarahisar, önemli tarih ve kültür merkezlerinden biridir. Tarihsel dayanaklı bu kültürün etkisi oldukça geniş bir alanda görülmektedir. Yöremiz, halk müziği ve oyunları bakımından da çeşitlilik arz etmekte ve adeta ?bir hazineyi? barındırmaktadır. Bu hazinenin, özünü kaybetmeden korunmasında, gelecek kuşaklara ulaştırılmasında hepimize büyük görevler düşmektedir. Yöremizin öz evladı bir kardeşimizin TRT bünyesinde yürüttüğü derleme çalışmaları bu yöndeki umudumuzu artırmaktadır.....

Ezgi ve söz zenginliğine sahip yöremiz türküleri içinde Tamzara türkülerinin ise ayrı bir yeri vardır. Bu türkülere baktığımızda ilk akla gelen, yol havası/yayla havası niteliğinde olduğunu söyleyebileceğimiz uzun havalardır. TRT repertuarına kaydedilmiş iki Tamzara uzun havası bulunmaktadır. Bunlardan biri Bicoğlu Osman´dan alınma ?Katırcı Tamzara´sı?,  diğeri ise Mehmet Üstün´ün kaynaklık ettiği ?Tamzara´nın Yolları Dönümlüdür Dönümlü? adlı uzun havadır.....

Bu iki uzun havaya, yine Mehmet Üstün´ün kaynak kişisi olduğu ?Ova Garibi? adlı uzun havayı eklediğimizde, Giresun´a ait(TRT kayıtlarındaki) toplam uzun hava sayısına erişilmektedir. ?Ova Garibi ile Katırcı Tamzara´sı? türkülerindeki ara müziğin, ?kırık hava? tarzında olması, bu türkülere ayrı bir lezzet katmıştır.....

Yöremizin önemli hak müziği kaynak kişilerinden Kemençeci Selahattin Erdal´ın seslendirdiği ?Yarı Yolda Kahvede-Oturduk Muhabbete? sözleriyle başlayan, ayrı bir Tamzara uzun hava çeşitlemesi de vardır..... 

Bu bahsedilenler kolaylıkla ulaşabildiğimiz ve az çok da hafızamızda olan ezgiler iken ve sırası gelmişken, internet ortamında varlığından ilk kez haberdar olduğumuz iki ayrı Tamzara türküsünden de  bahsetmeliyiz. ?Halkların Değil Coğrafyanın Müziği? adlı bir paylaşım sitesi var. Oldukça eski plak kayıtlarını, tarihi görseller eşliğinde yayınlıyorlar. Çoğuna bakıyoruz TRT repertuarına alınmış, bizlerinde üç aşağı beş yukarı bildiğimiz türküler. Burada yayınlanan iki ayrı, eski Tamzara türküsü var. Bunlardan birini Necmiye isimli bir bayan(Tamzara iki yoldur), diğerini ise Göreleli Kemal Gürses(Tamzara çayır çiçek) seslendirmiş. Sanırım her ikisi de buzuki adlı Yunan çalgısı eşliğinde icra edilmiş!(?). Yine iki eserde de hafiften ?Kastamonu-Sepetçioğlu? havası sezinlenmekte!?.

 (Bu site eski plak kayıtlarını, ?anlayabildiğimiz kadarı ile sözleri şu şekildedir? notuyla yayınlıyor. Bunda da haklılar. Zira, oldukça eski tarihli kayıtlardaki sözlerin anlaşılması güçlük arz ediyor. Göreleli Kemal Gürses kaydındaki son kıta sözlerini de, ?Tamzara´dan kalk da gel ? Sular gibi akta gel, ?????. ?Sen Allah´tan korkta gel? şeklinde yazmışlar, üçüncü mısradaki sözleri boş geçmişler. Kaydı dinleyince, anlaşılamayan sözlerin, ?Ben beddua da bilmiyom? şeklinde olacağını belirtmem üzerine, gerekli düzeltme yapılmıştır.)....

Mehmet Üstün´ün kaynaklık ettiği türkü hariç olmak üzere, buraya kadarki bahsedilen türkülerinin ağırlık kesimi, yöremiz kültürünün neredeyse tek yazılı kaynağını teşkil eden Hasan Tahsin Okutan Hoca´mızın(saygıyla anıyorum) kitabında mevcut. Oturak-İstirahat-Havaları? başlığı altında, ?Tamzaralı Katip ile Saibe Aittir? notuyla kitaba alınmış. Aynı sözlere, bilinenlerden de eklenerek Tamzara Parkta afişlenmiş......

Katırcı Tamzara´sında, ?Giresun´un gızları fistan giyinir fistan? diye sözler var. Diğer türkülerde bazen, ?Beni vuran kaynımdır? derken, bazen de olayın faili, ?Tamzara´nın gençleri? yada ?Veysel´in oğlu Şerif? olabiliyor. Türkü sözlerinde farklı yer ve kişilerden bahsedilmesi, çoğu birbirine yakın olmakla birlikte bazen de aynı sözlerin değişik ezgili türkülerde kullanılması, anılan türkü sözlerinin tek bir olay için söylenmediği, değişik zaman ve yerlerdeki olaylar sonrası yakılan ?türküler kümesinin? var olabileceği akla gelmektedir......  

Konu başlığı ?Tamzara Türküleri? diye belirlenmekle birlikte, uzun havalardan diğer türkülere sıranın gelmediği anlaşılıyor. Kırık hava ve oyun türkülerinde de buluşmak dileğiyle!....