Okuyucu Mektubu


ŞEBİNKARAHİSAR BAHARI BEKLERKEN

OKUYUCU MEKTUBU 


EROL ORUÇ / Emekli Eğitimci 

Bahar taze başlangıçlar, tabiat ananın uyanışı, canlı olan bütün mahlukatın beklediği en güzel mevsimdir. Çocukluğumun geçtiği Şebinkarahisar’da baharı yaşamak ise çok büyük bir şanstır. Emin olun ki gurbette olan hemşehrilerimiz memleketin b.h böceklerini dahi özlüyorlar. Kendimden biliyorum.

Gareysar’da bahar Öksürük Kayasının eteklerindeki kumlu topraklarda zinzoğların açmasıyla kendini gösterir. Ama ondan önce karçiçeklerini de unutmamak lazım. İlk müjdeci onlardır. Ne kadar bakir özel kokuları vardır bu bitkilerin. Zinzoğlar savmadan güneşi bol alan aynı topraklarda Nağruzlar başlar açmaya. Ne kadar naziktir, ne kadar zariftir nağruzlar. Çok kısa ömürlerinde renkleri kokuları ve hafif tatlı olan lezzetleriyle her birimizin dimağında iz bırakmıştır. Aslında besleyiciliği olmayan bu endemik bitkiler son demlerini yaşamaktadırlar.

Nağruzlardan sonra kale ve öksürük kayasının önemli bir kısmında Çanşurlar can alıcı bir yeşillikte fışkırırlar. Çanşurlar taze iken yenmez, kuruduktan sonra bazı hayvanlar yerler. Ama hepimiz biliriz ki çanşurların arkasından gelecek ilkbahar yağmurlarıyla Çanşur Mantarı çok lezzetli, doyurucu ve besin değeri çok yüksektir. Zaman bulup tabiatta gezmeyi seven mantar avcıları bu anı sabırsızlıkla beklemektedirler. Memleketimizin güzellikleri saymakla bitmez. Bunlar bize yüce yaratıcının hediyesidir. Bize düşen ise onları korumak olmalıdır.

Navruz için ENDEMİK (soyu tükenmekte olan) bitki deyimini kullandım. Evet bunlar son anlarını yaşıyorlar. Çünkü onları korumayı öğretemedik. Geçenlerde bir hemşehrimiz baltayla bulabildiği bütün nağruzları köküyle sökmüş. İşlediği cinayetin hiç farkında değil, baltayıda yanlarına koymuş ve resimlerini çekmiş. Sosyal medyada da paylaşmış. Yüreğim cısss etti ve bu yazıyı yazmayı bir görev addettim.

Sevgili dostlar, Kar çiçeği, Zinzoğ, Nağruz, Evelik, Yemlik, Madımah, kuzukulağı gibi daha çok sayabileceğimiz kırlarda kendiliğinden yetişen bitkilerin çoğunluğu soğan veya yumru köklüdür. Bunları köküyle sökerseniz bi daha aynı yerde çıkmaz. Navruzdan öğün olmaz Lütfen KOPARMAYINIZ. Sadece resmini çekip paylaşın. İlla koparacağım, torunuma götüreceğim dersen lütfen kökünü çıkarma. Kökünü çıkarmadığın her bitkiyi gelecek baharda aynı yerde tekrar bulaca-ğından emin ol. Mantarları bıçakla kökünü bırakarak alırsanız ertesi yıl baharda aynı yerde daha da çoğalmış olarak bulacağınızı bilin. Sadece çanşur mantarı değil, kızıliçi, kuzu göbeği ve ağaç mantarıda aynı konumdadır. Bıçakla kesilir ve kökü özellikle bırakılır.

Gelişmiş toplumlarda kendiliğinden yetişen bütün bitkiler koruma altındadır. Koparmak, hele hele köküyle çıkarmanın çok ciddi para ve hapis cezaları vardır. Ben cezalardan çok bu emanetlerin korunmasının bir eğitim meselesi olduğu kanaatindeyim. Bir eğitimci olarak ta bu ortak değerlerimizi koruyalım diyorum.
Son olarak rahatsız olduğum başka bir konu ise memleketimizin değerlerinden olan kınalı kekliklerin avlanmasıdır. Adam yüzlerce kekliği katletmiş ve sosyal medyada paylaşmış. Ne yazık. Yaban keçileri kurtuldu. Çoğaldı ne kadar güzel. Umarım diğer canlıları da kurtarabiliriz.  LÜTFEN DOĞAYA SAYGILI OLALIM.
Sevgi ve muhabbetle kalın.