ÜNAL AKKUŞ


ÖHÖ ÖHHÖÖ MÜ…

AYAK İZİ - ÜNAL AKKUŞ


Aga bu nalet Korona var ya en büyük kahpeliği bana yaptı! Yahu karşımda bir arkadaşımı görsem, kollarımı açıp ooo diyerek gidip sarılan, hal hatır yapan adamdım! Yahu kolumuzu kanadımızı kırdı bu şerefsiz! Bırakın onu bunu, bu mikrop işi bitince ne yapacağımızı da bilemiyoruz! Yüzyıllardır geliştirdiğimiz kültürlerimizi, yerle bir edip yeni bir yaşam şekli, yeni kültürler mi geliştireceğiz? İşte asıl kahpelik burada yatıyor…!

Yahu hele ki İstanbul’da iki gün sokağa çıkma yasağı bize neler öğretti neler! Yiyip içmekten şikayetim yok, gatmer, fetir Allah ne verdiyse yedik! Fakat hareketsiz kalınca o hamur işi insanı perişan ediyor. Ula dedim ki hadi evin içinde bir ileri, bir geri yürüyerek bu hazımsızlık, hantallık işini çözelim. Yoksa bizi evden çıkarmaya vinç lazım(!) Yani ben çok yemeyi sevmem, siz bi şekilde kendinizi koruyun derim…

Salonun bir ucundan bir ucuna 20 metre, bir baştan, bir başa gidip geliyorum, derken yahu dedim ki bu arada kültür fizikte yapalım ki iyice bi işe yarasın. Ha babam, de babam kültür fizik hareketleriyle 20 metreyi gidip geliyorum. Bir yandan da diyorum ki ula bu eve kapanma işi iyi oldu, hiç olmazsa spor yapıyoruz(!) Yap babam yap! Sonucu bi gün sonra görecen…(!)

Neyse birinci gün herhangi bir şey yok! Ertesi gün sabah bir kalktım her yanım kesik kesik sızlıyor. Psikoloji ya, hep bu korona yüzünden kendimizi dinliyoruz ya, eyvah yoksa ben hasta oluyorum dedim. Sonra hele bi hareket yapayım dedim, baktım bacaklarımın kasları sızlayıp yampiri yampiri yürüyorum. O an beynimde şimşekler çaktı…!

Ula sahi biz altmış küsur yaşına geldik. Yıllardır spor falan yapmamışız! Her yanımız ham! Sen kendini delikanlımı sanıyordun? Birdenbire böyle spora asılırsan olacağı bu! İşte böyle her yanın hamlar! Her yanın kırılır! Neyse baktım olmuyor, kas gevşetici kremler ile olayı geçiştirmeye çalıştım! Sıcak su duşu filan derken biraz rahatladım…

Bu “Evde Kal” bize yaramadı arkadaş! Biz bu ev meselesinin bayağı bi uzağındaymışız! Bu konuyla ilgili hiçbir kültürümüz yokmuş! Ne olacak babam, sabah çık işe git, akşam dön eve gel olacağı budur! Yani bu konu öyle bir hal ki evdeki karımızı unutmuşuz yahu! Neyi sever, neyi sevmez, neye uyuz kapar hiçbir fikrimiz yokmuş! Vallaha şu an ciddi ciddi bu konuda dersimizi aldık(!) Hanım; “Sakın sen evde kalma, ben seni çekemem!” diyor(!) Yani çok huysuz bir adammışız haberimiz yokmuş…(!)

Tabii bu arada ne kadar haber kanalı varsa, alayına kota koydum! Yoksa bu haber kanalları bizi ya hasta edecek, ya kafayı yedirecek! Bilim adamları bile bu konuda anlaşamıyorsa, biz ne yapabiliriz ki? Anlattıklarından ne anlayabiliriz? Hele ki biri hükümet yanlısı, biri muhalefet yanlısı olursa! En iyisi “Atla Gel Şaban” filmine takılıp, su tabancasıyla dıjiinn dıjiinn yapmak…(!) 

Kısacası dostlar, hani insan yüzmeyi bilmezde öğrenmeye çalışır ya, durumumuz aynen öyle! Bu Korona bizi getirip denizin ortasına; “Hadi yüzün bakalım” deyip bırakıp getti(!) Sırt üstü yatsak batıyoruz! Kulaç atsak batıyoruz! Kurbağalama yüzsek olmuyor! Hele bi de boy vermeye kalksak, komple boğulup güdecük! Artık nasıl baş edecük bende bilemiyorum…

Öhöö öhhö mü…