CENGİZ KAHRAMAN


KORONA ve YARI AÇIK CEZAEVİ

-


Çin’in İtalya’ya gönderdiği kolilerde bir Seneca şiiri,

 

“Bizler aynı denizin dalgaları

aynı ağacın yaprakları

aynı bahçenin çiçekleriyiz'

 

Japonya'nın Çin’e yolladığı kolilerde bir Budist şiiri,

 

 'Farklı dağlara, nehirlere sahip olsak da
aynı güneşi, ayı ve gökyüzünü paylaşıyoruz'

 

Ve bir Nâzım Hikmet şiiri,

“Yok öyle umutları yitirip karanlıkta savrulmak.
Unutma; aynı gökyüzü altında, bir direniştir yaşamak.”

 

Tüm insanlık koronavirisü tehdidi altında ev hapsinde. Dünya yarı açık cezaevine döndü.

 

Enerji savaşları…

Bitmek tükenmek bilmeyen bir hırs,

Bodrum Akyarlar’da karaya vuran Suriyeli Aylan bebeğin körpecik cansız bedeninin laneti mi?

Biyolojik savaş mı?

Yeni dünya düzeni mi?

Müthiş bir pazarlama oyunu mu?

Yaşlıları feda ederek daha az daha genç bir dünya mı?

Bilemem…

Şu günlerde Çin’den ya da Küba’dan gelecek bir aşı haberinde kulaklarımız.

14 Gün ev de kaldık, tamam.

Suya sabuna da dokunduk tamam.

Sosyal mesafede tamam.

Sonra… Sonrası belirsiz.

Koronadan sonra sırsını bekleyen bilmediğimiz virüsler…

Koca dünya yetmedi bize…

Kan, gözyaşı masum çocuklar, bebekler, kadınlar, gençler, açlık, yoksulluk…

Neyin laneti bu?

 

Yoksa

Yok yok… Aklı ve bilimi yok saydık.

Ronaldo’ya milyarlar saydık…

Fen liselerini imam hatiplere çevirdik.

Bilimi elimizin tersiyle ittik.

Bize “sabır ve dua” kaldı.

Neyimiz var neyimiz yok betona gömdük.

ARGE’yi yok saydık.

Bilim adamlarını bir köşeye attık. Olanlara üç kuruş parayı çok gördük.

 

Hadi şimdi insanlığı kurtaracak, aşıyı da futbolcu Ronaldo ile imamlar bulsun.

 

Kur’an-Kerim’in “Önce Oku’sunu anlayamadık.

Şimdi ev hapsinde kaderimizle başbaşayız.

 

Şimdi otursun tüm insanlık düşünsün bir nerde hata yaptık.

“Tencere tava hep aynı hava” diyenler şimdi çalsınlar tencere, tavalarını...

Şimdi Seneca’nın şiirinde olduğu gibi

“Bizler aynı denizin dalgaları

aynı ağacın yaprakları

aynı bahçenin çiçekleriyiz' diyelim…

Hazır başbaşa kalmışken düşünelim…

Biz nerde yanlış yaptık.

 

Suya, sabuna dokunun, dolaşımda kalmayın…

Evde kal, elindekilerin değerini ve kıymetini bil…

 

Akla ve bilime dört elle sarıl….

 

Kahramanlarımız kim bugünlerde…

Sana bana bakan doktor ve hemşirlerimiz…

Her sabah çöpünü alan temizlik işçilerimiz…

Market raflarını dolduran üreticiler ve çalışanları…

 

Fırsat varken okuyun, düşünün…

Sağlıkla kalın…