Okuyucu Mektubu


EĞRİBEL VE MEŞHUR VİRAJLARI HİKAYESİ


DURMUŞ  EKŞİOĞLU 

Şebinkarahisar ile Giresun arasındaki yol güzer-gâhının, Şebinkarahisar ilçesine bağlı Asarcık köyü-ne çok yakın olan yüksek bir tepeye EĞRİBEL denil-mektedir. Bu Tepenin Şebinkarahisar'a (Asarcık köyüne) bakan yamacı geniş bir durumda iki tarafa serpilmiş, taşlı, engebeli ve hayli dik, bir arazi yapısına sahiptir. Bu tepenin etrafında bulunan diğer tepelerin daha yüksek ve engebeli olması sebebiyle başka bir yerden yol geçirmek imkânı olmadığından, asırlar öncesi bu dik yamacın yüzeyine zarurî olarak çok virajlı yol yapılmış. Yöre halkı, kervan kafileleri dahil ihtiyaç duyanlar mecburen bu yolu kullanmışlar. Komşumuz Hasan Ağa'nın torununun düğününe gelen yaşlı misafir amcaların anlattıklarına göre; Motorlu taşıt araçları icat edilip ülkemizde de kullanılmaya başlanınca; genel olarak, bu yol motorlu taşıt araçlarının geçebileceği şekilde yeniden düzenlenirken, Eğribel tepesine gelin-diğinde iş zorlaşıyor. Zira çok dik olan yamacın yüze-yinde yapılan eski patika yol, motorlu araçlarının gidip gelmelerine müsait olmadığından, yamacın her iki yanına kadar uzanan, birbirlerinin emen yakınından geçen çok virajlı yeni bir yol yapılıyor. Yolun bu duru-munu bilenler, arabasıyla buradan gitmeyi hiçte tercih etmezler, mecbur kalanların ise virajlardaki en ufak hataları vahim olayların meydana gelmesine neden olduğunu, halende devam ettiğini belirtmişlerdi.
İşte böyle vahim bir olaya bende şahit oldum. 1953 yılından beri, Şebinkarahisar Adliye'sinde' zabıt kâtipliği görevini yapıyordum. Tahminen 1955 yılı or-talarında, Savcılık kaleminde bulunduğum bir sırada, içeriye biri girip heyecanlı bir şekilde, -Beyefendi Asarcık virajlarında (Eğribel yamacındaki meşhur virajlar, yöre halkı arasında, daha çok Asarcık virajları diye anılır ) üstü çadırla kapalı, içinde insan dolu bir araba virajı dönemeyince yuvarlandı. Çok ölü ve yaralı var deyince kâtip arkadaş adamı alıp savcı Sn Mümtaz beye götürdü. Biraz sonrada Savcı Mümtaz bey, kâtip arkadaş ve Jandarma bölük komanı, haberi getiren adam ile beraber olay yerine gidip gerekli incelemeleri yaptıktan sonra geldiklerini öğrenince Merak edip savcılık kalemine giderek kâtip arkadaşa sorduğumda, -On beş kişinin öldüğünü, bir haylide yaralı olduğunu söyleyince çok üzülmüştüm. Yöre halkı, bu vahim olayların önüne geçilmesi için uzun zamanlardan beri çareler aramakta iken Yeni Şebin-karahisar gazetesinin 16 Aralık 2014 tarih ve 3759 sayılı nushasında (EĞRİBEL TÜNELİNDE SONA GELİNİYOR ) Başlığı altında, 5985 Mt. Uzunluğunda , iki tüp halinde tünel açılacağını okuyunca çok sevin-dim. İnşallah pek kısa zamanda gerçekleşirde Eğribel (Asarcık) virajlarında meydana gelen vahim olaylarda sona erer. Bu çok önemli hayati bir eseri biz yöre halkına lütfedecek olan büyüklerimize ve emeği geçen herkese, şahsım adına şükranlarımı arz ediyorum. Eski Kervan yolunun, Adana ile Şebinkarahisar ara-sında aşılması en zor olan Eğribel ve meşhur (Asar-cık) virajları olduğunu tahmin ediyorum. Bu iki tüp tünelin gerçekleşmesi halinde, atalarımızın asırlar önce keşfedip kullanmaları sonunda hem kendilerine hem de yol güzergâhında bulunan yöre halklarına büyük maili imkânlar sağlamış olduğunu düğüne gelen yaşlı misafirler, ayrıca rahmetli kayın pederim de ifade etmişlerdi ama Adana'dan Şebinkarahisar'a kadar uzanan yol güzergâhının hangi bölgelerden geçtiği konusunda bir açıklamada bulunmamışlardı. Olayın asırlar öncesine ait olması sebebiyle bu konuyu ben de bilemiyorum.
Milli imkânlarımız müsait olsa da (İnşallah olur.) Adana'dan başlayıp, yapılmasına başlanacağı söyle-nen, Eğribel tünellerinden geçerek Giresun limanına kadar uzanan eski Kervan yolu güzergâhına, günü-müzün şartlarına uygun, büyük ların ve araçların da rahatça gidip gelebileceği; yol boyunca her ihtiyaca cevap verebilecek tesislerin de bulunduğu çift hatlı, modern bir yolla Akdeniz'le Karadeniz'in bağlantısının sağlanması halinde, yöre halklarıyla, Süveyş kanalı, Kızıl Deniz ve ötesindeki ülkelerin de ilgisini çekmesi sonucunda, yol güzergâhında bulunan halklara ve ülkelere büyük yararlar sağlayacağı gibi Çanakkale ile İstanbul boğazındaki gemi trafiğinin de azalacağını hayal etmekteyim ama böyle büyük bir projenin ne getirip ne götüreceğinin hesabını büyüklerimiz ile teknik elemanlarımızla, günümüzün ve geleceğin ümit kaynağı olan sevgili gençlerimiz daha iyi bilirler derken konuyu, Napolyon'un da ifade ettiği gibi, dünyamızın en büyük silâhı olan para paraaa.. sözü ile yazıma son verirken, Yüce Tanrı'mız kime ne verecekse hayırlısını versin..Herkese saygılarımla…