ÜNAL AKKUŞ


“ÇİP” PUŞTUN ELİNDE…

-


Ağalar ne iş? Köylerde selamı sabahı kesmişsiniz! Yahu tamam korunun dedikte bu kadarı da fazla değil mi? Arayıp sormamak, selamlaşmamak ne Allah aşkına! Yahu korunarak “sosyal mesafe” dedikleri kurallara uyarak, yani “anam bacım” diye sarılmadan hal hatır edin! La herkese öcü muamelesi etmeyin gardaşım…!

Tamam özellikle kronik hastalığı olan büyükler dışarı çıkmasın, en doğrusu da bu! Fakat bu büyükler ihtiyaçlarını nasıl giderecek? Gidip arayın sorun! Bir ihtiyacı var mı yok mu öğrenin! Hatta mesafeyi koruyarak, hijyene dikkat ederek  onların gönlünü alın, hatırını sorun! Yoksa böyle yaşanır mı kardeşim! Bu sefer onları mikrop değil, yalnızlık öldürür! Büyüklerinizi yalnızlığa mahkum etmeyin…!

Korkmayın demiyorum fakat korkularınızı aşırıya ulaştırmayın! Şu an korkular, Koranavirüse nal toplatıyor! Vallaha mikroptan değil, korkudan ölecek millet! Bu korku baskısı ile millet kafayı yer! Yapacağınız belli! Kaç gündür bütün ilim bilim adamları anlatıyor! Temizliğe dikkat edeceğiz! Sağlıklı doğal besleneceğiz! Dirençli olacağız! Tabii ilk önce moral olarak sağlıklı olmamız lazım…!

Eee bu aç gözlülüğün bir bedeli olacaktı! Biz aç gözlü oldukça, hep benim olsun, en çok benim olsun dersek, paylaşmazsak! Sadece tüketim eşeği olursak! Bir gün bizden daha aç gözlülerin çıkacağını ve bizim bu eşekliğimizi kullanacağını hesaplayacaktık! Yani böyle küresel aç gözlüler çıkıp, bizi de ayırmadan ülkeler benim olsun, insanlar benim istediğim şekilde yaşasın! İstediğim şekilde ölsün, bu dünya komple benim olsun diyecekti! Nihayetinde şu an bu firavun tanrılaşmasını yaşıyoruz…!

 Hep yıllardır anlatıyordum! Arkadaşlar doğal yapımızı korumamız lazım diye! Yani yaşanabilir, doğal beslenebilir bir köy şehir ne kadar önemliymiş şimdi anlaşıldı mı? Yahu orman yakıp villa dikmek daha iyi yaşamak değilmiş! Öyle değil mi? Hani derler ya; “Bir musibet , bin nasihatten  iyiymiş!” diye, belki şimdi bazı şeyleri anlarız diye umut ediyorum! Bir tane buğday tanesi alın elinize ve iyice bir inceleyip düşünün! Bakın bakalım o size ne anlatacak…!

 Artık havamızın, suyumuzun, ormanlarımızın, doğal yapımızın, yaban hayvanlarının, yaban meyve ağaçlarının, bitkilerinin, toprağımızın, tarımımızın, doğal tohumlarımızın, doğal fidelerimizin, doğal gübremizin bilhassa doğal akar sularımızın önemini inşallah kavrarız ve sahip çıkarız! Dünyanın en zengini olsan bile, sağlıklı yaşam alanı olmadıkça, sağlıklı yaşanamaz…!

Bununla birlikte binlerce yıldan süzülerek gelmiş tarihimizin, kültürlerimizin yok edilmesi söz konusu! Aklımızı başımıza almamız lazım! Eğer bu belalar başımıza neden geliyor, kim ne için getiriyor çözemezsek, küresel köleliğe kadar bu işler gider! Her insanın başına, kıçına bir çip takıp, dijital köle olmak işten bile değil! Nasrettin hoca;”İp puştun elinde!” diye boşuna anlatmamış değil mi? O çağda puştun elindeki ipmiş, bu çağda puştun elinde çip var…!

Gençler! Bir daha söylüyorum! Büyüklerinizi hijyene, temizliğe dikkat ederek arayıp sorun! Onları yalnızlığa itmeyin! Halini hatırını sorun, ihtiyaçları varsa yardımcı olun! Umudunuzu moralinizi yitirmeyin! Eğer büyükleri kayıp edersek, bedeli ömür ile ödenmiş tecrübeleri, şefkati, merhameti, geçmiş belleğimizi kayıp ederiz! Bu geçmiş ile çocuklar buluşamazsa, dolayısıyla çocuklarımızı kayıp ederiz!  Her başa gelenin, bir alternatifi olduğunu unutmayın! Herkesin bir hesabı varsa, birde Allah’ın bir hesabı var…!