Tarihin en büyük tanığı: Şebinkarahisar kalesi

​​​​​​​Pontus, Roma, Bizans, Selçuklu, Mengücekli ve Osmanlı dönemlerinde bölgenin en önemli kalesi olma özelliğini taşıyan Şebinkarahisar Kalesi, ihtişamlı yapısıyla dikkatleri üzerine çekiyor.
YAŞAM 3.12.2019 16:10:00 2030 0

Şebinkarahisar sancağına, livasına, vilayetine ve ilçesini koruyan tarihi kale zamana karşı ayakta durmaya devam eden Şebinkarahisar Kalesi, bölge tarihinin de 'en büyük' tanığı olmayı sürdürüyor.

Doğa olayları gibi çeşitli nedenlerle tahrip olan Şebinkarahisar Kalesi, Giresun Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Kültür Varlıklarını Koruma ve Onarım Bölümü Başkanı Doç. Dr. Gazanfer İltar, 13. yüzyılın en önemli kaynaklarından olan İbn Bibi’nin Şebinkarahisar kalesi ile ilgili “… Sınırsız ve benzersiz zahirelere, denizler gibi dalgalanan su sarnıçlarına, kırk depoya, dağlar gibi üst üste yığılmış üç ev dolusu yağ, bal, badem, şeker, tuz ve oduna ve orada akla gelebilecek her şey en iyi cinsiyle ve bol miktarda vardı. Savaş atlarının ve cenk aletlerinin sayısı hesaba kitaba gelmezdi. Bin kişi orada yüz yıl yaşasa seçkin bir süvari olarak taş gibi kalırdır. İçecekten, yiyecekten, giyecekten gerekli olan başka her şeyden ve serilecek eşyadan orada yeteri kadar ve iyi kalitede vardı. Kimsenin dışarıya bir ihtiyacı yoktu… ” tespitlerinin olduğunu söyledi.

Ambarın 100 Yıllık Darı, Mısır Bulunurdu

İltar, 1647 yılında kente gelen Evliya Çelebi’nin ise kale ile ilgili Seyahatname’deki tespitlerinin olduğunu söyledi.

Şebinkarahisar Kalesi ile ilgili Seyahatname'deki bilgileri aktaran İltar : “… yüksek bir dağın tepesinde yedi köşe kaledir. İlk bakışta direksiz ve serensiz kalyon gemi gibi görünür. Yedi tarafta duvarlarının yüksekliği 70 zira’dır (Zira’ 75-90 cm arasında bir uzunluk ölçüsü birimidir). 70 burç ve 100 bedendir. Çevresi 3600 adımdır. Dört çevresinde cehennem kuyuları gibi dereleri olduğundan hendeği yoktur. Üç kat demir kapıları vardır. Gece gündüz bekçilerle korunur. Çünkü Karadeniz’e yakın köylerin halkı kazak korkusundan mallarını hep bu kaleye saklamışlardır. 70 kadar ev vardır. Ama evleri dardır. Ahalisi susuzluktan perişandır. Eşeklerle aşağıdan nehirden su getirirler. Su yolları var fakat muhasara vakti işler. Kale içerisinde su sarnıcı, buğday ambarlarında 100 yıllık darı, mısır çeltiği bulunur. Lakin iç kale olduğundan cephanesi, büyük küçük 50 adet topu kalesine göre azdır. Erlerinin yarısı defterzade efendimizin talimatı ile Guniye’ye kaldırıldı. Bu kalede bir de Fatih Camisi vardır. Diğer camileri ve hayır kurumları aşağıdadır”. ifadelerini kullandı.

Kale ve çevresindeki tarihi yapılar üzerinde yapılan çalışmalarla birlikte günümüzde tespit edilerek restorasyon projelerinin hazırlandığı ve projelerin Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylandığı öğrenildi.